Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Düşük Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Düşük Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Hamileliğin anne karnındaki bebeğin ölümü ile sonlanması anlamına gelen düşük; tıp dilinde gebeliğin 24 haftadan önce bitmesi olarak tanımlanıyor.

Büyük bir bölümü gebeliğin ilk 12 haftasında gerçekleşen bu durum; genellikle bebekteki kromozomal bir bozukluktan ötürü kaynaklanıyor.

En yaygın belirtisi vajinal kanama olan düşüğün en az 3 defa tekrarlamasına ise tekrarlayan düşük ismi veriliyor.

Düşük belirtileri ile ilgili olarak sizleri bilgilendirmek istediğimiz bu yazımızda aynı zamanda düşük tedavisine de değinmek istiyoruz.

İşte, tüm anne adaylarının en büyük korkulu rüyalarından biri olan düşüğe dair bilmeniz gereken ayrıntılar:

Düşük Neden Olur?

Genellikle anne karnındaki bebekte görülen kromozomal hatalar sonrası gelişen bu üzücü durumun ardında annenin 40 yaş üstünde olması, trombofoli, anne adayının rahim yapısındaki bazı anormallikler gibi pek çok etken yer alabiliyor.

Bazen de düşüğe rahim ağzı gevşekliği, annede görülen bazı enfeksiyonlar da neden olabiliyor.

Söz konusu tekrarlayan düşük olduğunda özellikle düşüğün ardındaki nedenin mutlaka tespit edilmesi gerekiyor.

Bazen de düşük; arkasında hiçbir faktör olmaksızın tamamen şansa bağlı olarak da görülebiliyor.

Yaygın görülen düşük nedenlerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

  • Annenin 40 yaş üzerinde olması
  • Babanın yaşlı olması
  • Trombofoli
  • Rahim ağzı gevşekliği ve rahim yapısındaki bazı anormallikler
  • Annede bazı enfeksiyonların varlığı
  • Sigara kullanımı
  • Aşırı kafein tüketimi
  • Aşırı alkol tüketimi
  • Annede görülen tiroid problemleri
  • Tip2 diyabet
  • Aşırı kilolu olma
  • Antifosfolipid sendromu

Trombofoli: Kanın hızlı bir şekilde yani olması gerekenden daha kolay bir şekilde pıhtılaşması anlamına gelen ve genetik geçişli olan bu hastalık; tekrarlayan düşüklere yol açabilir.

Antifosfolipid antikor sendromu: Kadınlarda tekrarlayan düşüklere neden olabilen, otoimmün bir hastalıktır. Yani sağlıklı kan hücreleri vücudumuzdaki bakteri ve mikropların yerine kendi sağlıklı hücrelerini tehdit olarak algılar ve yok eder.

Düşük Belirtileri Nelerdir?

Vajinal kanama ya da lekelenme sıklıkla görülen ve mutlaka bir uzmana görünmeyi gerektiren en önemli düşük belirtileri olmakla birlikte bazen de kanamaya, sırt ve bel ağrıları, kilo kaybı gibi semptomlar da eşlik edebiliyor.

Yaygın görülen düşük belirtilerini aşağıdaki şekilde sıralayabilmemiz mümkün:

  • Vajinal kanama:

Hamilelikte görülen her vajinal kanama, düşük belirtisi olmamakla birlikte vajinal kanama ile karşılaşan anne adayının vakit kaybetmeksizin mutlaka bir doktora görünmesi gerekiyor.

Şiddetli vajinal kanamayla birlikte kişide şiddetli bir karın ağrısı mevcutsa, kanama ve karın ağrısı vajinadan gelen et parçası şeklinde kanlar ile sonuçlanıyorsa bu durum; kişinin düşük yaptığına işaret ediyor.

Düşük, anne adayının hayatını da tehdit ettiğinden et parçası şeklinde kanama ile karşılaşan anne adayının acilen kendisine en yakın hastaneye gitmesi, sağlığı açısından oldukça önem arz ediyor.

  • Ağrılar:

Şiddetli bel ve sırt ağrılarının yanı sıra vajinal bölgede hissedilen ağrı ve kramplar; düşüğün diğer önemli belirtileri arasında bulunuyor.

Özellikle vajinada başlayan, ardından kalça, bel ve sırt bölgesine doğru yayılan ağrılar söz konusu olduğunda düşükten şüphelenmek gerekiyor.

  • Lekelenme:

Kanamadan daha hafif olan lekelenme; hamilelik döneminde pek çok kadında görülebilse de lekelenmenin renginin pembemsi ve giderek artan bir şekilde olması; genellikle düşükle sonuçlanıyor.

Bu yüzden kişinin lekelenmeleri önemsemesi, yoğun lekelenme durumunda muhakkak bir kadın doğum uzmanına görünmesi gerekiyor.

  • Yüksek ateş:

Kanama, bel ve sırt ağrılarıyla birlikte seyreden yüksek ateş, mide bulantısını takip eden kusma; düşüğün diğer önemli belirtileri olarak kabul ediliyor.

Düşük Nasıl Önlenir

Düşüğün doğru bir şekilde tedavi edilebilmesi yani tekrarlanmasının önlenmesi adına öncelikle tekrarlayan düşüğün ardında hangi faktörün yer aldığının uzmanlar tarafından düzgün bir şekilde teşhis edilmesi gerekiyor.

Bu noktada doktorlar; bebekteki ya da anne adayının rahim yapısındaki anormalliklere dair birtakım testler yapabiliyor. Ya da annede herhangi bir enfeksiyon bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla kan ya da vajinal sürüntü testlerine başvurabiliyorlar.

Özellikle tekrarlayan düşükle karşılaşan çiftlerin mutlaka bu testlere katılmaları ve gerekli tedavi sürecine dahil olmaları, ileride bebek sahibi olma arzularını gerçeğe dönüştürebilmeleri adına hayati bir önem taşıyor.

Aksi halde diğer gebeliklerin de düşükle sonuçlanma ihtimali giderek daha da artıyor.

Düşük tedavisi, bu durumun arkasında yer alan temel nedene göre değişiklik gösterebiliyor. Yani öncelikle gebeliğin düşükle sonlanmasına yol açan tıbbi rahatsızlıkların tedavi edilmesi gerekiyor.

  • Hormonal birtakım sorunlardan kaynaklanan düşüğün tedavisi:

Prolaktin hormon yüksekliğinden kaynaklanan düşüklerin tedavisinde doktorlar, erken gebelik döneminde anne adayına progesteron hormonu enjekte etmeyi tercih ediyor. Böylelikle proloktin hormonunun salgılanımının azaltılması ve hamileliğin düşükle sonuçlanmasının önlenmesi hedefleniyor.

Lakin bu yöntemin etkili olduğuna dair tıp dünyasında ne yazık ki kesin bir delil bulunmuyor.

  • Genetik anormalliklerin tedavisi:

Bebekte kromozomal bir hatanın tespit edilmesi durumunda öncelikle eşlerde de herhangi bir genetik anormalliğin bulunup bulunmadığı test ediliyor.

Anne ya da baba adayından birinde genetik bir anormallik mevcutsa uzmanlar tarafından çiftlere tüp bebek yönteminden yararlanmaları öneriliyor.

  • Enfeksiyon tedavisi:

Annede düşüğe yol açabilecek nitelikte bir bakteri ya da enfeksiyonun test edilmesi durumunda doktorlar, inflamasyonu giderici bazı ilaçlar reçete ediyor.

  • Trombofili tedavisi:

Anne adayında kanda genetik olarak pıhtılaşma tespit edildiğinde tedavide heparin iğneleri kullanılıyor.

  • Antifosfolipid tedavisi:

Tekrarlayan, geç düşüklerin en önemli nedenlerinden biri olan bu hastalığın tedavisinde hamile anne adaylarına gebeliklerinin erken dönemlerinde heparin iğneleri enjekte ediliyor.

Aynı zamanda tedavide aspirin tabletlerinden de yararlanılıyor.

İğne ve aspirin tabletleri ile hamileliğin doğumla sonuçlanma ihtimali ciddi oranda yükseltilebiliyor.

Bu yazımızda kısaca düşük belirtileri nelerdir? Düşük neden olur? sorularını yanıtlamaya çalıştık.

Her daim sağlıkla kalmanız dileğimizle…

BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.