Adaçayının Faydaları Nelerdir?

Adaçayının Faydaları Nelerdir?

Adaçayı Akdeniz bitki örtüsüne ait, şifa kaynağı mucizevi bir bitkidir. Tarihçesi çok eskiye dayanır. Antik Yunan ve Roma İmparatorluğu zamanında etkisi keşfedilmiş, meyve ve sebze bahçelerinin etrafına dikilerek, yetişen hasatı böcek, parazitlerden korumuştur. Çin ve Hint geleneksel tıbbında da geniş bir yeri vardır. Salvia officinalis latince adı ile bilinir. Ülkemizde ise ballıbaba familyasına ait olmasıyla tanınmaktadır. Çok yıllık, yaprak dökmeyen, nane ailesine ait çalı şeklinde bir bitkidir. Çay olarak demlendiğinde canlandırıcı bir etkiye sahiptir. Ayrıca mutfaklarda baharat gibi de kullanılır. Griye dönük yapraklardan oluşur.

1 bardak adaçayı sadece 2 kalori olup, birçok mineral içerir. Fosfor, magnezyum, potasyum bakımından oldukça zengindir.  Ayrıca A ve K vitamini içerir. Vücut bağışıklığı için önemli rol oynayan beta karoten ve folat diğer etkin maddeleridir. Meyvelerde bulunan elajik adı verilen önemli bir antioksidan içerir. Kafeinsizdir. Bu yüzden günün her saati rahatlıkla içilebilir. Anti bakteriyel, anti viral ve anti fungaldır. Kısaca her derde deva da denilebilir.

Ada Çayının tadı nasıldır?

Adaçayı kokulu ve tatlı bir aromaya sahiptir. İçilince insanın içini ısıtır. Özellikle soğuk kış günleri için idealdir.

Ada Çayının Faydaları

  • Cilde birçok faydası vardır: Doğal bir antiseptik olması sebebiyle cilt ile ilgili sorunları kısa sürede geçirir. Güneş yanığından, arı sokmasına, egzemadan, akne tedavisine, siyah noktaları gidermeden, kırışıklık sorunları dahil çok geniş yelpazede cilt sağlığı açısından bulunmaz bir nimet gibidir. Özellikle bal ile karıştırılan adaçayı sayesinde cilde ekstra parlaklık kazandırır. Herhangi bir yanığın acısını geçirmede, yara izlerini ve lekeleri gidermede de en büyük yardımcınız demlenen adaçayını cilde sürmekle kolay ve etkili yoldur.
  • Saçları sağlığına kavuşturur: Saç dökülmesi ve kepek sorunlarının üstesinden gelir. Saçlarınız hiç olmadığı kadar parlak görünür ki;bu da sağlıklı saçın göstergesidir. Saçları kolayca uzatır. Özellikle erkeklerde tedavisinde kullanılan bir maddeyi ( 5 alfa redüktaz) doğal olarak içerdiğinden, saçların yeniden çıkmasına yardımcı olur. Ayrıca saça sürüldüğünde beyazları, eski rengine döndürür. Sağlıklı saçlar için demlenen adaçayını hem içerek hem de banyodan sonra son durulama suyu olarak kullanabilirsiniz.
  • Kilo vermeyi sağlar: Adaçayı tüketen kişilerde metabolizmanın hızlandığı kanıtlanmıştır. Metabolizma hızlandığında, ortaya fazlaca kalori çıkacağından, elbette bunları sporla yakmak gerekmektedir. Ayrıca vücuttan biriken ödemi attığı bilinmektedir. Kilo kaybında önemli rol oynayan karnosik asit içermesi ayrı bir etkendir. Formunuza kısa sürede kavuşmanızı sağlar.
  • Vücuda zararlı olan toksinleri yani zararlı maddeleri atar. Doğal detoks çaylarının en başında gelir.
  • İştah açar: Düzenli olarak tüketilen adaçayı sayesinde iştahınızın eskiye göre arttığını farkedebilirsiniz. Özellikle anoreksik yani zafiyet geçirecek kadar kilo kaybetme hastalığına yakalanan kişiler için son derece etkilidir. Ada çayının içeriğindeki bazı bileşenler beyindeki iştah merkezini kontrol eden nöron reseptörlerini doğrudan etkileyip, harekete geçirir.
  • İltihap gidericidir: Di şeti iltihapları ve ağız sağlığı üzerinde son derece etkilidir. Ağız gargarası olarak kullanılmalıdır. Ayrıca hem viral hem de bakteriyel enfeksiyonları önler. Demlenen çayın etkisi 48 saat kadar süreceğinden, 1 bardak çayı 2 gün boyunca rahatlıkla kullanabilirsiniz.
  • Menopoz döneminde ortaya çıkan sıkıntıları azaltır: Menopoz dönemindeki kadınların sıklıkla şikayetçi olduğu gece terlemesi ve duygu durumu değişiklikleri için son derece etkilidir. Çünkü östrojen yani kadınlık hormonunu taklit edebilen bir durumu vardır. Menopoz döneminde östrojenin azalması, esas bu sorunların kaynağı olduğundan, bu döneme girmiş ya da girecek olan kişiler bu çayı hayatının bir parçası yapmalıdır.
  • Düzensiz adet görme veya hiç adet görememe gibi durumların üstesinden gelir.
  • Alzheimer hastalığı ile savaşır. Semptomlarını azaltır.
  • Bağışıklığı güçlendirir: Ada çayı tüketmek, virüs ya da bakteri salgınları sırasında vücuda kalkan görevi gördürür.
  • Antioksidan kaynağıdır: Ada çayı bitkisinin yapraklarında bulunan luteolin, rosmarinik asit ve apijenin vücut sağlığı için en önemli oksidanlar arasında gelir. Serbest radikalleri yokederler. Eklem, kas , beyin, cilt ve karaciğerlerde oluşabilecek oksidatif stresi önleyerek, tüm sayılanların zarar görmemesinin yanında, sağlıklı ve uzun süre çalışmasını sağlar.
  • Boğaz ağrısı, anjin ve tonsilit üzerinde etkilidir: Özellikle taze demlenen adaçayı bir miktar bal ile karıştırılıp hem içilip hem de düzenli olarak gargara yapılırsa, 3 günden daha kısa zamanda iyileşme görülecektir.
  • Karaciğeri toksik hasarlara karşı korur. Bu da içeriğindeki bir antiokisan olan glutathion sayesinde olur.
  • Kabızlığı önler: Adaçayı bir müshil davranıp, düzenli ve kolayca tuvalete çıkmanızı sağlar. İçeriğindeki esansiyel yağlar, bağırsak tarafından belirli sıvıları salgılanması için uyarma görevi yapar.
  • Selülit gidericidir: Selülitler her kadının belirli bir yaşta kabusudur. Bilindiği üzere, cilt yüzeyinin hemen altındaki yağ birikimi olarak tanımlanır. Cildin portakla kabuğu gibi engebeli görünmesine neden olur. Adaçayı, detoks özelliği sayesinde burada kan dolaşımına katkıda bulunur. Yağ topaklarını, toksinle olarak düşünürsek, bunlar çözünüp vücuttan atıldığında, selülitten eser kalmaz. Düzenli adaçayı tüketimi devam ettikçe selülitlerin tekrar oluşması da önlenir.
  • Stres ve depresyonla baş eder: Hergün sıklılıka karşılaşılan stres ve birikimlerin sonucu gelişen depresyon, malesef çağımızın en büyük sorunlarındandır. Yoğun hayat koşulları altında insanın kendisinin enerjisini düşük hissetmesi son derece normaldir. Ayrıca sürekli stres ve tekrarlayan depresyon bazı önemli hastalıklara karşı vücudu savunmasız bırakır. Adaçayının içeriğinde bulunan seratonin; yani yoksunluğunda depresyona girmemizi sağlayan hormonun reseptörü bulunur. Böylece bir bardak adaçayı içiminden sonra kendinizi daha iyi hissedecek ve modunuzun yükseldiğini hissedeceksiniz.
  • Konsantreyi arttırır.
  • Gece yatmadan önce içilen adaçayı sayesinde uykusuzluk probleminiz ortadan kalkarken, kaliteli bir uyku uyumanız sağlanır.
  • Astım tedavisine yardımcı olur: Adaçayı, astım krizleri sırasındaki spazmları hafifleten bir elemente sahiptir. Astım hastalarında, solunan havayı akciğere aktaran tüpler iltihaplanır. Adaçayını içerken, buharını da koklarsanızi bu tüplere giderek iltihabın çözülmesini sağlar. Tıkanıklığı açar.
  • Dişleri beyazlatır.
  • Trigliserid seviyesini düşürür: Trigliseridler yani kandaki yağ molekülleri, kalp ve damar hastalıklarının başlıca sebebidir. Özellikle fazla karbonhidrat tüketmek, trigliseriti yükseltir. Aynı durum basit şeker ve meyve şekeri içinde geçerlidir. Adaçayının, trigliseriti düşürmede olan etkisi ise son derece şaşırtıcıdır.
  • Diyabet tedavisinde kullanılır: Adaçayı tüketen diyabet hastalarına uygulanan yapay insülin, ilk adaçayı tüketimden itibaren yarı yarıya azaltılabilir. 6 ay içinde ise neredeyse hiç kullanılmasına gerek kalmaz. Ancak dozaj için mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz. Aksi aktirde hipoglisemi, yani düşük kan şekerinden dolayı problemler yaşayabilirsiniz.
  • Beyin sağlığı üzerinde önemli etkileri vardır: Beyinin düzenli çalışması ve fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için glikoza ihtiyaç duyar. Ancak beyin, vücuda alınan glikozun belirli bir miktarını kullanır. Buna bağlı olarak, karaciğer, vücuda karbonhidrat alınmadığında, glikozu proteinden sentezler. Beyin, çok düşük karbonhidrat alındığında veya aç kalındığında bu ketonları kullanır. Adaçayı içtiğinizde de vücutta böyle bir mekanizma çalışır. Özellikle epilepsi hastalığının ilaç tedavisine cevap vermeyen çocuklar için kullanılmaktadır. Geçirilen epilepsi nöbetlerinin sayısının azaldığı gözlenmiştir. Parkinson hastalığı gibi beynin bilişsel bozukluklarından kaynaklanan hastalıklar için adaçayının yaralaı araştırılmaktadır.
  • Yüksek tansiyonun düşürür: Kan damarlarına yapılan yüksek basınç, felç, kalp hastalıkları ve böbrek yetmezliği gibi önemli hastalıklara yol açmaktadır. Adaçayı ise; yüksek tansiyonu düşürerek, bu hastalıkların önüne geçmektedir.
  • Kötü kolestrol yani LDL yi düşürür: LDL aslında bir düşük yoğunluklu protein anlamındadır. Yüksek LDL seviyesi ise kalp krizine yol açabilmektedir. Küçük parçacıklıklı olanlar, büyük parçacıklara göre risklidir. Adaçayı ise; riskli küçük parçacıkları, büyük parçacık haline getirir. Böylelikle damarlar içinde gezinen LDL sayısı azalır.
  • Kansere karşı koruyucudur: Adaçayı özellikle kolon ve özofagus kanser türlerinin gelişmesini önleyen antioksidanlar içermektedir. Bu antioksidanlar, sağlıklı hücrelerin, kanser hücrelerine neden olan zararlı serbest radikalleri etkisiz hale getirip, ortadan kaldırrmaktadır. Ailesinde kanser hastalığı bulunan kişilerin, genetik olarak bu hastalığa yatkınlığı da olduğu kanıtlanmıştır. Bu yüzden adaçayı tüketmek özellikle bu gruptaki insanlar için büyük önem taşır.
  • Sindirim sistemini, şişkinlik, kramp, mide ağrıları, ishal, gaz ve kabızlığı önleyerek korur.
  • Enerji kaynağıdır: Niasin olarak bilinen B3 vitamini, vücudun yiyecekleri enerjiye dönüştürmesini kolaylaştırır. Besinleri parçalayarak, vücuttaki enerji seviyesini gün boyu sabit kalmasını sağlar. Bir bardak adaçayı vücudun günlük %28 niasin ihtiyacını karşılar.
  • Kemikleri güçlendirir: Adaçayında bulunan yüksek K vitamini, vücuda alınan kalsiyumun kontrolünü, kemiklerin içinde kalmasını sağlayarak yapmaktadır. Kalsiyum kemik için olmazsa olmaz elementtir. Hasarlı kemiklerin iyileşmesini sağlarken, kemiklerin yaşlan mamasını sağlar. Belirli bir yaşa kadar kemik erimesi ve artritin önüne geçer.
  • Çölyak hastalığına karşı savaşır: Çölyak hastalığı, buğday ve bunun gibi ürünlerde bulunan gluten maddesine karşı gelişen ciddi bir alerjik reaksiyndur. Glüten maddesi birçok gıdanın içerisinde bulunmaktadır. Bu durum çölyak hastaları için oldukça zor bir durumdur. Adaçayı, çölyak hastaları tarafından güvenle kullanılacağı gibi, bu hastalığın rahatsızlıkları yer alan bağırsak hasarı, iltihap, acılı mide kramplarıyla başa çıkar.
  • Aşırı terlemeyi kontrol altına alır: Aşırı terleme olarak bilinen hiperhidroz hastalığı, el, ayak, yüz ve koltuk altında gelişen bir problemdir. Ortaya çıkan bölgedeki ter bezinin bozukluğundan meydana gelir. Kokuya neden olur. Ada çayı ise bu durumu ortadan kaldırır.
  • Hazımsızlığa iyi gelir: Ada çayı, üst sindirim salgılarını, bağırsak hareketlerini, pankreası ve safra akışını uyaran bileşenlere sahiptir. Ada çayının içeriğindeki tanenler, proteinleri birbirine bağlar. Birbirine bağlanan proteinler bir bariyer görevi görerek, mide duvarını tahriş edebilen ve hazımsızlığa neden olan maddelerle teması keser.

Adaçayı Mideye İyi Gelir Mi

Adaçayı içmek oldukça faydalıdır. Özellikle mide ağrısı ve şişlik yaşadığınızda adaçayı içebilirsiniz. Adaçayı ayrıca sindirim sorunlarına oldukça iyi gelmektedir.

Adaçayı Nasıl Demlenir?

Ada çayı yapraklarından taze ya da kurutulmuş olanı tercih edilerek hazırlanabilir. Her ikisi için de ölçü 150 ml kaynar suya 1 çay kaşığı kadardır. 10 ila 15 dakika boyunca demlendirdikten sonra, her 30 saniye aralıkla tadılıp, kendinize uygun lezzeti yakalayabilirsiniz. Küçük bir dip not olarak; çay ne kadar uzun demlenirse, lezzeti o kadar güçlü olur. Bal veya limonla tatlandırabilirsiniz.

Adaçayı günlük ne kadar içilir?

Yapılan araştırmalar sonucu günlük 3 ila 6 bardak adaçayı içmenin sağlığa hiçbir zararı yoktur. Ancak bu miktar çok koyu olarak demlenmeyen adaçayları için geçerlidir. Demleme yaparken fazladan adaçayı eklemek ise adaçayının tadını olumsuz yönde etkiler.

Adaçayı aç mı tok mu içilir sorusuna cevap vermek gerekirse gün içerisinde aç yada tok içmenizde her hangi bir sakınca yoktur.

Adaçayı Zararları

  • Hafif sindirim şikayetleri
  • Bulantı
  • Kusma
  • Deri döküntüsü
  • Kaşınma
  • Ajite olma yani huzursuzluk
  • Yüksek vaya düşük kan basıncı
  • Diyabet hastalığı olan kişilerde kan şekeri seviyesinde düşme
  • Alerjik reaksiyon. Nane ve kekiğe bilindik bir alerjiniz var ise tüketilmemelidir.
  • Östrojen hormon duyarlılığı olanlar tüketmemelidir.
  • Fazla miktarda içilen adaçayı ise bazı ilaçlarla etkileşime girer. Bunlar sakinleştiriciler, diyabet , antikonvülsanlardır.
  • Emziren anneler kesinlikle adaçayı tüketmemelidir. Çünkü süt üretimini kesmektedir.
  • Normalde çok düşük tansiyon taşıyorsanız, adaçayını günde 1 taneden fazla tüketmemelisiniz.

Sizlere bu yazımızda adaçayının faydaları ve zararları hakkında bilgi vermeye çalıştım. Aklınıza takılan soruları yorum kısmına yazarak sorabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.